Biorezonans tedavileri mutlaka hekim tarafından yapılması gereken, kişiye özel - özgün tedavilerdir.

HPV Virüsü

Özet Tanım

Hpv virüsü çoğunlukla genital bölgede olmak üzere, makat - ağız ve boğazda yerleşim göstererek siğil oluşturur. Siğil oluşturmadan sessiz (belirtisiz / semptomsuz) olarak seyir eden HPV virüs tipi de bulunmaktadır. Doku seçen bir hastalıktır. örneğin; karaciğere bulaşmaz.
HPV; hücre içine yerleşen ve çoğalan bir dna virüsüdür. 

HPV virüsü sürekli olarak mutasyon geçirerek kendini geliştirir ve değişir. Bu nedenle, HPV için ilaç ve aşı geliştirilememiştir.

Genital HPV

Genital bölgeye yerleşen ve siğil oluşturan 45 – 50 farklı tip HPV virüsü bulunmaktadır. Risk dereceleri; Az – Orta ve Yüksek olmak üzere üç sınıfta dikkate alınır. Özellikle vagina kanalına yakın (serviks) rahim ucu bölgesine yüksek riskli virüs tipleri yerleşmekte ve kanser riskini arttırmaktadır.

Belirtiler

HPV virüsü; ağız anal ve genital bölgede hastalık yapma kabiliyetine ulaşınca, girdiği hücrenin sağlıklı yapısını bozarak siğil oluşmasına sebebiyet verebilir. Fakat genital hpv 'nin siğil oluşturmayan ve sessiz seyreden - bilhassa rahim ucu kanseri yapan inatçı ve tehlikeli tipi de bulunmaktadır.

Bu sessiz enfeksiyonlar çoğu zaman kadınların genel amaçlı yaptırdığı simir testinde tesadüfen tespit edilir.

Nedenleri

HPV Nasıl Bulaşır?

Ağız - anal ve genital temas sonucu; cinsel ilişkiyle bulaşır. Bu alanlarda oluşan mikro travmalar sonucu bedene ve dolayısıyla hücre içine rahatça sızar. Özellikle epilasyon - ağda ve jilet teması ile temizlenen / kazınan genital bölgenin hassaslaşması ile mikro travma oluşmaktadır. Bu durum, hastalığın bulaşmasına uygun zemin hazırlamaktadır.

HPV virüsünü 'ancak' bağışıklık sistemimiz yenebilir. 

Fizyolojik veya psikolojik nedenli travmalar; bu virüsünün bağışıklık sistemimiz tarafından tanınıp yok edilmesini engellemektedir. Dolayısıyla, bağışıklık sistemimizin virüsü algılayamadığı durumlarda; hasta otomatik olarak hpv virüs taşıyıcısı konumuna düşer.

Detaylı bilgi edinmek için HPV ve Papilloma Hastalığı Tedavisi makalemizi okuyabilirsiniz.

HPV Tedavisi

HPV TEDAVİSİNDE İZLEDİĞİMİZ ÖZENLİ YOL; KİŞİYE ÖZEL 'DOĞRU TANI' ARDINDAN, BAŞIĞIKLIK SİSTEMİNDEKİ FİZYOLOJİK VE PSİKOLOJİK TRAVMAYI ÇÖZMEK VE VİRÜSÜN YAPISINI BOZMAKTIR.


KLİNİĞİMİZDE TEDAVİ OLAN HASTALARIN YORUMLARINI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

Son HPV Tip 16 hastamız (Gaziantep'ten)

Uyguladığımız tedavi sonrası HPV testini yaptırmış; tedavinin başarısını doğrulamıştır.


Kadıköy Suadiye'de bulunan kliniğimizde tedavi uygulamalarımızdan faydalanmak üzere bize ulaşabilir, randevu alabilirsiniz.

RANDEVU / İLETİŞİM / ADRES

GSM: (532) 152 68 61

E-posta: info@drmuratbesler.com

Adres: Bağdat Caddesi, Vapur Yolu Sokak. No:3 Daire:1

Suadiye/ İstanbul

Zona tedavisi, biorezonans yöntemi ile tedavi edilebilen bir hastalıktır. Zona, varisella zoster, adı ile bilinen virüs etkenin neden olduğu, ciltte döküntü ve büller yapan cok ağrılı bir hastalıktır. Halk arasında gece yanığı olarak da bilinir.

Zona nasıl oluşur?

Daha önce su çiçeği geçirerek ve bağışıklık sistemi zayıflayan kişilerde varisella zoster virüsü sinir hücrelerinin aksonlarına yerleşerek ağrılı su dolu kabarcıklara neden olur.

Su çiçeği  sonrası varisella zoster virüsü vücut sinir hücrelerine yerleşip hiçbir belirti vermeksizin yıllarca inaktif de kalabilir.

Zona tedavisi için bulguları nelerdir?

Vücuda girip sinir hücrelerine yerleşen ve sessizce bekleyen zona virüsü bağışıklık sistemini zayıflatan kötü beslenme, kazalar, stres, depresyon, uykusuzluk, aşırı yorgunluk ve yaşlılık gibi nedenlerle aktif hale geçer. Vücudun birçok bölgesinde görülmekle birlikte zona genellikle sırt ve gögüste tek taraflı içi su dolu kabarıklıklar ve kızarıklıklar şeklinde kendini gösterir. Zona çok ağrılıdır. Zonanın su çiçeği gibi bulaşıcılığı yoktur.

Zona tedavisi yapılmazsa bağışıklık sistemi zayıfladığında tekrarlar

Varisella zoster virüsü sinir hücrelerine yerleşir ve tedavi edilmez ise bağışıklık sistemini zayıflatan stres, depresyon, kötü beslenme, yaşlılık, fiziki yorgunluk gibi etkenlerle sık sık ataklar yapar. Her atak sinir sistemini ve bağışıklık sistemini yıpratır. Tedavi edilmez ise görme kaybı, işitme kaybına yol açabildiği gibi akciğer, batın organları ve beyin gibi organları da etkileyebilir.

Dr. Besler’ in biorezonans yöntemi ile Zona tedavisi ile vücuttan tamamen temizlenir.

Bağışıklık sistemi varisella zoster virüsüne karşı yeterli cevap veremez. Bunun sonucu virüs sinir hücrelerine yerleşip fırsat bulduğunda hastalık belirti oluşturup sinir hücrelerinde hasar meydana getirir. Biorezonans yöntemiyle kişiye özgü ölçüm ve terapi seansları uygulanarak varisella zoster virüsü ve bağışıklık sisteminde yarattığı yük tamamen otadan kaldırılır.

Dr. Besler’in Biorezonans Yöntemi ile Zona Tedavisi İçin Terapi kaç seanstır?

Hastanın bağışıklık sisteminin gücüne bağlı olarak 4 -10 seans sürmektedir. Her seansta, varisella zoster virüsünün frekansı, bağışıklık sistemindeki buna karşı oluşturduğu elektromanyetik salınımı tekrar ölçülür. Tedavi programı ona göre yenilenir.

Unutmayınız; her hastalık kişiye özeldir ve terapi kesinlikle kişiye özel yapılmalıdır.

Dr. Besler, Biorezonans ile Hepatit B tedavisinde farklı ve başarılı bir metot geliştirdi.

Hepatit B nedir?

Hepatit B, karaciğer iltihabı denen karaciğer yetmezliğine hatta kansere kadar götüren bulaşıcı, tehlikeli ve ölümcül bir hastalıktır.

Hepatit B nasıl bulaşır?

Taşıyıcı olan kişilerin kan ve kan ürünleri , cinsel ilişki ve doğum esnasında bulaşır.

Hepatit B bulaşınca vücutta ne yapar?

Hepatit B ile karşılaşan vücudun bağışıklık sisteminin 3 seçeneği vardır.

  1. Bağışıklık sistemi hepatit B virüsüyle savaşında başarılı olur. Hepatit B virüsüne karşı yeterli antikor geliştirir. Bu durumda tam bağışıklık gelişir, yani kişi iyileşir, bir daha hasta olmaz.
  2. Bağışıklık sistemi virüse karşı yeterli antikor geliştiremez. Sonuç olarak kişi tam iyileşemez ve virüsü taşır. Her an hastalık riski taşır ve virüsü bulaştırır. Hepatit B virüsü vücutta yaşayabilmek ve bağışıklık sistemine karşı koyabilmek için kişiye özgü bir form ve uyum geliştirir ve kendini bağışıklık sisteminden koruyarak karaciğere yayılır. Biz buna gizli taşıyıcılar diyoruz.
  3. Bağışıklık sistemi hiç koruyucu antikor oluşturmaz, virüs hedef organ karaciğeri ele geçirir, fonksiyonlarını bozar. Bazı kişilerin bağışıklık sistemi çok zayıftır, virüse karşı etkili bir savunma yapamaz. Yine kişiye özgü olarak hafif ya da çok ağır bir şekilde karaciğer hastalanır. Sonuçta kişi karaciğer yetmezliği ya da kanserine doğru yol alır.

Biorezonans ve moraterapide amaç; hepatit B virüsüyle taşıyıcı olan kişinin bağışıklık sisteminde yeterli antikor oluşturmasını amaçlayarak, hastalığa karşı DOĞAL bağışık duruma geçmesini sağlamaktır.

Çünkü tedavi sırasında sadece hepatit terapisi yapılmaz. Ağır metaller, çevresel toksinler, gıda intoleransları ve diğer enfeksiyon yüklerinden dolayı bağışıklık sistemi zayıflamış durumdadır. Terapi sırasında bunlar da tedavi edilerek bağışıklık sistemi rahatlatılır.

Kişiye özgü olarak yapılan Moratest yöntemi ile bağışıklık sistemini güçlendiren vitamin, mineral ve bitkisel yardımcılar da tedavide tamamlayıcı olarak kullanılır.

Moraterapi ve Biorezonans tedavisinin ana amacı bağışıklık sistemini virüse karşı güçlendirmektir.

Dr.Besler’ in yöntemiyle tedavi nasıl yapılır?

Zayıf bağışıklık sisteminde gelişen virüsün kişiye özgü elektromanyetik salınımı yani frekansı özel bir test yöntemi ile tesbit edilir. Bulunan frekans değiştirilerek ters çevrilir. Ve hedef organ karaciğere ve bedenin bazı bölgelerine özel proplarla verilir. Virüsün kendi frekansı ile çarpışan bu sanal virüs frekansı virüsü zayıflatır. Bu bir tür enerjitik aşılamadır. Yapılan bu enerjitik aşılama sonucu duyarsızlaşan bağışıklık sistemi bu virüse etkili bir cevap geliştirir ve savaşmaya başlar. Bu terapilerin sonucu   bağışıklık sistemi hücreleri hepatit B virüsüne gerekli antikor oluşturmaya başlar. Her seansta test tekrar edilir virüsün frekansı ve gücü tekrar ölçülür. Çünkü virüs yaşayabilmek ve konakta kalabilmek amacıyla form değiştirir. Bu da virüsün farklı bir elektromanyetik salınıma geçmesi demektir. Tedavinin başarısı kişiye özgü olan virüs frekansının bulunmasıdır. Her seansta kişiye özgü yapılan bu ölçümle yapılan terapi bağışıklık sisteminin virüsü yenmesini ve etkili antikor cevabı oluşturmasını sağlayarak tedavi başarısını geliştirir. Seanslar bedende virüs frekansının tamamen silİnmesine kadar devam eder.

Dr. Besler’ in geliştirdiği bu tedavi kaç seanstır?

Moraterapi hepatit tedavisi hastanın bağışıklık sisteminin gücüne bağlı olmak kaydı ile 6 ila 14 seans sürebilir.

Çünkü tedavi sırasında sadece hepatit terapisi yapılmaz.   Ağır metaller, çevresel toksinler , gıda intoleransları ve diğer enfeksiyon yüklerinden dolayı bağışıklık sistemi zayıflamış durumdadır. Terapi sırasında bunlarda tedavi edilerek bağışıklık sistemi rahatlatılır.

Hepatit B ve Hepatit C kişiye özgü seyreden hastalıklardır. Tedavisi de tamamen kişiye özgü yapılmaktadır.

Kişiye özgü olarak yapılan moratest yöntemi ile bağışıklık sistemini güçlendiren vitamin , mineral ve bitkisel yardımcılar da tedavide tamamlayıcı olarak kullanılır.

Hepatit C virüsünün tanı ve tedavisi de aynı şekildedir.

Tedavi kimlere uygulanmaz?

Üç aylık gebeler, bağışıklık sistemi çok zayıf olanlar ve kalp pili bulunanlar tedaviye alınmaz.

Sigara Bırakmak İçin Frekans Tıbbı Nedir?

DR. BESLER’ in uyguladığı Frekans Tıbbı Yöntemi ile Sigaradan Kolayca Kurtulabilirsiniz!

Meridyen terapi olarak da adlandırılan bir frekans ve titreşim tıp uygulamasıdır.

Frekans tıbbı Avrupa’da 50 yıldır Türkiye’de 8 yıldır uygulanan bir enerji terapi yöntemidir. Sadece sigara tedavilerinde değil tüm ağrı, alerji ve kronik hastalıklarda uygulanır. Hiçbir yan etkisi yoktur. Herkese uygulanabilir.

Frekans Tıbbı, kendinizi depresif ve mutsuz hissetmeden, kolayca sigara bırakmak konusunda yardımcı olur.

Frekans Tıbbı yöntemi ile nikotin bağımlılığından kurtulmak gerçekten çok kolay.

Sigara kullanma toksik bir bağımlılıktır ve yardım almadan bu bağımlılıktan kurtulmak zordur.

Gerçekten de sigara insan sağlığını tehdit eden ve birçok hastalığa sebep olan

toksik bir maddedir.

SİGARA BAĞIMLILIĞI nasıl oluşur?

Kişi sigara ile ilk karşılaştığında bağışıklık sistemi buna derhal reaksiyon gösterir. Çünkü sigara insan bedeni için toksiktir. Bundan dolayı bağışıklık sistemi hemen öksürük, baş dönmesi, bulantı gibi birçok semptom göstererek bu toksik maddeyi anında reddeder.

Ama bağımlılık yapan maddelerin özelliği sebebiyle kısa bir süre sonra bağışıklık sistemi doğal görevini yapamaz ve sigaraya reaksiyon gösteremez . Bu yüzden sigara bağımlıları için sigara kötü kokmaz. Ve zaman içinde ne yazık ki sigaranın bütün toksik etkileri hiçbir engelle karşılaşmadan bedende birikmeye başlar.

Sigara sempatik ve parasempatik sinir sistemimizin nikotinik reseptörlerini etkiler ve bu hücrelerde bulunan doğal reseptör sayısı bağımlılıkla birlikte artar. Artan reseptör sayısı ile birlikte nikotin alımı da çok hızlı artar bu da daha fazla sigara içmeye neden olur.

Bağımlılar niye sigara bırakmak konusunda kararsız kalır?

Duygusal bağımlılıkla birlikte bağımlılar, her türlü duygusal ya da fiziksel aktiviteyi sigara içerek tatmin etmeye başlarlar. Sevinç, üzüntü, keder hatta bir fincan kahve keyfi bile sigara içerek tamamlanır.

Artık sigara ile duygu arasında bir bağ gelişir ve sigara kullanılmazsa duygular asla tamamlanamaz. Bu yüzden bağımlılar sigara bırakma esnasında büyük bir boşluk yaşayacaklarını düşünerek müthiş bir endişe duyarlar. Sigara bırakmak konusundaki kararsızlıkları adeta bir dirence dönüşür.

DR. BESLER’ in uyguladığı FREKANS TIBBI YÖNTEMİ ile sigara nasıl bırakılır?

Frekans Tıbbında asla ilaç ve kimyasal madde kullanılmaz. Frekans tıbbı (Biorezonans) yöntemi ile sigara bırakmak çok etkili, buna karşın yan etkisi olmayan kolay ve başarılı bir yöntemdir.

Tedavi Süreci: Tedavi bağımlılık yapan sigaranın dalga boyu ters çevrilerek ve bu bilginin özel proplar kullanılarak meridyenler vasıtasıyla tekrar enerji bedenine verilmesi şeklinde yapılır. Sigaranın bağımlılık bilgisi kişinin bedensel hafızasından silinir. Ayrıca tedavide kullanılan özel frekanslar yardımı sayesinde kişinin duyguları ile sigara arasındaki bağ sona erdirilir. Ortalama 45 dakikalık bir süreyi kapsayan bu tedavi sırasında kişi herhangi bir kötü bir his veya acı duymaz, sadece hafif bir gevşeklik hisseder.

Tedavi Sonucu: Kişi artık hem bedensel hem de duygusal olarak sigaraya ihtiyaç duymaz. Hatta sigaradan tiksinir hale gelir. Bu yöntemle yapılan terapi sonrası  kişinin  bedeninde biriken toksik ve kanserojen maddeler normalden 8 kat daha hızlı bir şekilde atılır.

Tedavi sonrası, hücrelerde oluşan anormal nikotinik reseptörler kapanır. Bunun sonucu kişide bir daha sigara içme isteği oluşmaz.

KİŞİYE ÖZGÜ bağımlılık testi nedir?

Bağımlılık kişiye özgüdür. Bu yüzden sigaranın kişide oluşturduğu bağımlılık frekansı da her bağımlıda farklıdır.

Aslında tedavi ettiğimiz şey; kişinin bağışıklık sistemindeki sigaranın oluşturduğu bağımlılık alanıdır. Bu yüzden tedavilerimiz kişiye özgüdür. Tedavi öncesi yapılan bağımlılık testi ile kişinin içtiği sigarayla kendi bağımlılık frekansı bulunur. Kişiye özel oluşturulan terapiler sonucu, bağımlılık güvenli ve son derece etkili bir şekilde ortadan kalkar.

TERAPİ ne kadar sürer?

Herkesin bağımlılığı farklıdır. Tedavi, terapi öncesi yapılan bağımlılık testine göre 40 ila 70 dakika sürer. Burada tedaviler standart değil, kişiye özgü oluşturulur.

TEDAVİ sonrası kişi neler hisseder?

Terapi sonrası kişi, duygusal ve fiziksel bir rahatlama ve özgürleşme hisseder. Kendine güveni artar. Tedaviden sonra kişinin çalışmasında hiçbir sakınca yoktur, hatta tavsiye edilir.

HOMEOPATİK DAMLA nedir?

Frekans Tıbbında kullanılan elektromanyetik frekanslar sıvılar üzerinden taşınır. Sigara bırakmak için sigaradan alınıp değiştirilen elektromanyetik frekanslar, etil alkol-tuzlu su karışımına yüklenir. Küçük bir tüp içindeki bu sıvı elektrohomeopatik yüklemeye tabi tutulur. Homeopatik sıvı tedavinin devamında, evde kullanılır. Gün içinde zaman zaman dil altına damlatılır.

Tedavi sırasında uygulanan çipin özelliği nedir?

Homeopatik sıvıya benzer şekilde tedavinin devamı için bir de çip kullanılır. Çip yaklaşık küçük bir bozuk para büyüklüğünde özel bir metaldir. Tedavi sırasında elektromanyetik tedavi frekansları bu çipe yüklenir. Bu çip işlem bitiminde cihazdan çıkartılıp bir bant yardımı ile göbeğinizin altına yapıştırılır. Kişiye özgü uygulanan frekanslara yüklenen çip ve damlalar tedavinin etkisini sürmesini ve kalıcılığını sağlar.

ÇİP ve DAMLA kaç gün uygulanır?

Çip 3 hafta boyunca göbek deliğinin 5 cm altına yapıştırılarak kullanılır.

Damla, günde 3 kez gıdalardan bağımsız 15 gün kullanılır.

Dr. BESLER’ in SIGARA BIRAKMAK İÇİN TEDAVİNİN YAN ETKİSİ VAR MIDIR?

Kişiye özgü yapılan bu tedavilerde herhangi bir yan etki oluşmaz.

TEDAVİ kimlere yapılmaz?

Kalp pili olanlara ve gebeliğin ilk 6 ayında uygulanmaz.

ÇAY KAHVE tüketimi:

Tedavi günü ve tedavi sonrası çay kahve ve alkol gibi bağımlılık oluşturan ve sigara bırakmak ile birlikte kullanılan maddelerin 3 gün içilmemesi önerilir. Üç gün sonra her şey serbesttir.

Merkezimizde hastalarımız 3 ay boyunca izlenir ve gerekli görülürse destek terapileri tarafımızdan uygulanır. Bu uygulamalar için ayrıca bir ücret talep edilmez.

DR. BESLER’ in uyguladığı Frekans Tıbbı Yöntemi ile alkol bağımlılığı tedavisi olarak bağımlılıktan zorlanmadan kolayca kurtulabilirsiniz!

Alkol Bağımlığı nedir?

Alkol bağımlılığı, duygusal faktörler çevresel etkilerle gelişen özel bir madde bağımlılığıdır. Zaman içinde yaşam kalitesini düşüren ve ciddi hastalıklara sebep olan bir durumdur.

MORATERAPİ ile ALKOL bağımlılığında başarının sırrı kişiye özgü tedavilerdir.

Alkolün immün sistem üzerindeki bağımlılık frekansını bulmak ve bunun üzerinden tedavi edilmesidir.

ALKOL BAĞIMLILIĞI kişiye özgüdür ve FREKANS TIBBI ve BİOREZONANS yöntemiyle kişiye özgü uygulanan terapilerle tedavi edilir.

DR. BESLER’ in uyguladığı FREKANS TIBBI ile alkol bağımlılığı nasıl tedavi edilir?

Bağımlının tükettiği alkol frekansı kullanılarak bağışıklık sisteminin alkole olan fiziksel ve duygusal bağı silinir. Cihaza kişinin kullandığı alkol giriş kupasına yerleştirilir. Yapılan test ile bulunan bağımlılık frekansı ters çevrilerek ayna görüntüsü oluşturularak kişide oluşan bağımlılık immün sistemden silinir.

Tedavi sonrası karaciğerde ve bütün vücutta oluşan toksitite kısa sürede düzelir. Yağlanma sonucu oluşan kilolar ve göbek bölgesi şişliği kısa sürede ortadan kalkar.

Alkol bağımlılığı kaç seansta tedavi edilir?

Frekans Tıbbı (biorezonans) yöntemi ile 4- 8 seansta alkol bağımlılığı tedavisinde başarıya ulaşılır.

Kişide her türlü içkiye karşı kalıcı isteksizlik ve tiksinti hissi  geliştirir.

Frekans Tıbbı ile yapılan alkol bağımlılığı tedavisinin bir yan etkisi var mıdır?

Frekans Tıbbı yöntemiyle tedavinin hiçbir yan etkisi yoktur. Her yaşta, her kişiye rahatlıkla tedavi uygulanabilir.

Dr. BESLER ‘in Alkol bağımlılığı tedavi sürecinde Frekans Tıbbı ile birlikte Psikoterapi ve Aile Dizimi terapisi de uygulanır.

Alkol bağımlılığında ebeveyn faktörü önemli bir etkendir.

Güçlü ve dominant anne, zayıf ve etkisiz bir baba figürü alkol bağımlılığında önemli bir rol oynar.

Bununla beraber duygusal travmalar ve çevresel faktörler de  alkol bağımlılığının oluşmasını etkiler. Burada alkol zayıf olan ebeveynin yerini alarak, boşluğu doldurur.

Burada oluşan ebeveyn boşluğu genel olarak babadır.

Kişi alkol kullanarak eksik olan baba figürünü yerine koyar .

Bağımlı, alkol kullandığı zaman öz güvenini de yerine koyduğunu düşünür.

Bu yüzden tedavi seanslarında bağımlıya, sistem dizimleri terapisi ve gerekli psikoterapi seansları da uygulanır.

Tedavi süreci; frekans tıbbı ve psikoterapi yöntemi bir bütün olarak seanslar seklinde yapılır.

Tedavi süresince kişinin, bulunduğu sosyal ortamdan uzaklaştırılması ve kontrol edilmesi gereklidir.

Tedavi asla sosyal içiciliğe izin vermez.

Dr. Besler’in biorezonans tedavisiyle ile genital uçuklardan kolayca kurtulabilirsiniz. Genital herpes, herpes simplex virüsünün (HSV) neden olduğu cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Bu virüsün HSV1 ve HSV2 olmak üzere iki tipi mevcuttur. HSV1 sıklıkla ağız ve ağız çevresinde uçuk olarak bilinen yaralara yol açmaktadır. Başta HSV2 olmak üzere her iki tip HSV de genital herpes nedeni olabilir.

Herpes Genitalis nedir ve nasıl bir hastalık yaratır?

Herpes simplex virüsü vücuda genellikle dudak veya genital bölge mukozasındaki bir çatlaktan girerek ilerler ve sinir gangliyonlarına yerleşir. Bir kere sinir gangliyonunu tutan virüs tedavi edilmez ise yaşam boyu orada kalır. Virüs, hücre içine girdiğinde yaşamak için hücrenin fonksiyonlarını kullanır ve bundan dolayı hücrede harabiyete neden olur. Bu harabiyetin sonuçları da hastalığın belirtilerini oluşturur.

Genital Herpes’in bulguları nelerdir?

Sinir gangliyonlarına yerleşen virüs, bu bölge ve çevresinde hasar oluşturarak ağrı, kabarcık, kaşıntı ve içi sıvı dolu kırmızı şişliklere sebep olur. Bağışıklık sistemi bu virüse karşı yeterli cevap oluşturamadığı için fiziksel ve duygusal travmalarda virüs tekrar etkin hale gelerek genital bölgede nükslere sebep olur.

Hastalık en çok hangi bölgelerde oluşur?

Kadınlarda en sık vulva ve vajina ön kısmı tutulur. Uçuklar aynı zamanda rahim ağzında da bulunur. Erkeklerde en sık penisin son kısmında uçuklar gözlenir. Bazen testislerin üzerinde de bulunabilir. Çok nadir olarak erkek ve kadınlarda anuste ve kalça bölgesinde de uçuklar çıkabilir.

Genital Herpes nasıl bulaşır?

Genital herpesin bulaşması, aktif genital herpes enfeksiyonu olan biriyle anal, oral veya vajinal cinsel ilişki yoluyla bulaşır.

Genital Herpes, adet kanaması, fazla miktarda alkol alınması, güneşte kalma, mukozada çatlama, incinme gibi fiziksel ; uzun süren stres, ağır anksiyete gibi duygusal faktörler tetikler.

Dr. Besler’in biorezonans yöntemi ile geliştirdiği tedavi nasıldır?

Genital herpes, bağışıklık sisteminin virüse karsı yeterli cevap oluşturamaması sonucu virüsün sistemde yaşaması ile meydana gelir. Bağışıklık sistemi virüse yeterli cevap verememiş ve antikor oluşturamamıştır. Dr. Besler’in geliştirdiği yöntem ile hastanın vücudundaki virüsün elektromanyetik salınımı ölçülür. Ölçülen frekans mora cihazı ile değiştirilerek özel proplarla bedenin enerjitik alanına ve hedef bölgeye uygulanır. Burada amaç hem virüsün virülansının azaltılması hem de bağışıklık sisteminin virüsü yeniden farkedip savaşması ve antikor oluşturmasıdır. Her seans bu ölçümler tekrarlanır ve tedavi yeniden programlanır.

Genital Herpes’in tedavisi kaç seans sürer?

Hastanın bağışıkık sistemine bağlı olarak ortalama 10 seans sürer. Seanslar haftada bir yapılır. Her seans sonrası  homeopatik bir merhem hedef bölgeye uygulatılır. Bu tedavinin etkisini güçlendirir.

Genital Herpes kişiye özgü bir hastalıktır. Dr.Besler’in uyguladığı tedavi de kişiye özgüdür.

© Copyright 2023 - Dr. Murat Besler
Web sitemizdeki bilgiler danışanları tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz.
envelopephone-handsetmap-marker